Yenilenebilir enerjide 2028'e kadar beklenen "benzeri görülmemiş" büyümenin yüzde 85'i Çin, ABD, Hindistan, Brezilya ve Avrupa Birliği (AB) olmak üzere dünyadaki 200'ün üzerinde ülkeden sadece 31'inde yoğunlaşırken, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler zor finansman koşulları nedeniyle temiz enerji dönüşümünde geride kalıyor.

AA muhabirinin Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) Yenilenebilir 2024 raporundan derlediği bilgilere göre, küresel yenilenebilir enerji kapasitesi 2028'e kadar 3 bin 700 gigavat artışla 7 bin 300 gigavata yükselecek. Bu artışın yüzde 73'ü tek başına güneş enerjisinden sağlanırken, güneş enerjisindeki büyümenin yüzde 42'si ise çatılarda kurulan güneş enerjisi santrallerinden gelecek.

Güneş ve rüzgar enerjisi toplamda 2028'e kadar öngörülen büyümenin yüzde 95'ini oluşturacak. Yenilenebilir enerji kaynaklarının dünya elektrik üretiminde 2022'de yüzde 29 olan payı 2028 itibarıyla yüzde 42'ye yükselecek.

Dünyadaki yenilenebilir enerji kapasitesinin 2030'a kadar 9 bin 130 gigavata ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu kapasite büyüklüğü ülkelerin geçen yıl Dubai'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 28. Taraflar Konferansı'nda küresel yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkararak 11 bin gigavata yükseltme hedefinin altında kalıyor.

Raporun başyazarı ve IEA Kıdemli Analisti Heymi Bahar, AA muhabirine, güneş enerjisinde lisanslama ve izin süreçlerinin daha az olduğunu ve projelerin daha kısa sürede yatırıma dönüştüğünü belirterek, şunları kaydetti:

"Haneler dahil güneş enerjisi paneli kurabildiği için güneşte yatırımcı profili çok farklı. Herkese hitap eden bir yatırım olması nedeniyle, dünyada bu şekilde başka bir enerji teknolojisi yok. Politikalar ve yatırım teşviklerinin yanı sıra, son dönemde dünyada elektrik fiyatlarında çok ciddi artış oldu. Elektrik fiyatları artarken, güneş enerjisi maliyetlerinin düşmesi insanları çatı santrali kurulumlarına daha da teşvik etti. Çatı sektöründe ciddi bir sıçrama beklediğimiz için, bizim öngörülerimizde de en fazla yukarı yönlü revize ettiğimiz alan çatı kurulumları oldu."

Bahar, rüzgar enerjisi sektöründe ise izin süreçleri, tedarik zinciri sorunları ve şirketlerin finansal sağlığı başta olmak üzere bazı sorunların sürdürülebilir büyüme için risk oluşturduğunu söyledi.

Rüzgar enerjisi ekipman üretiminin güneş enerjisi ekipmanının aksine dünyanın birçok bölgesine yayıldığını aktaran Bahar, tedarik zinciri ve enflasyon kaynaklı sorunlar nedeniyle türbin fiyatlarındaki artışın yüzde 30'u bulduğunu dile getirdi.

Bahar, maliyet artışlarının özellikle deniz üstü rüzgar enerjisi projelerini vurduğuna dikkati çekerek, ABD ve İngiltere başta olmak üzere 15 gigavatlık deniz üstü rüzgar enerjisi projesinin iptal edildiği veya ertelendiği bilgisini paylaştı. Bu nedenlere bağlı olarak dünyada Çin dışında rüzgar enerjisine yönelik büyüme öngörülerini aşağı yönlü revize ettiklerini kaydeden Bahar, "Rüzgar enerjisi şirketleri finansal açıdan zaten kötü durumda. Özellikle gelişmiş ekonomiler, sıfır faiz ortamına çok alışmışlardı ve yenilenebilir enerjide hızlı büyümenin görüldüğü 10 yıllık dönemde faiz sıfırdı, enflasyon sıfıra yakındı. Ancak artık ülkelerin de yeni makroekonomik duruma uyum sağlaması gerekiyor. Eğer uyum sağlayamazlarsa, aynı şekilde bu alanlara yatırım gelmeyecek." değerlendirmesinde bulundu.

ÇATI GÜNEŞ SANTRALLERİNDE BÜYÜME BEKLENTİSİ

Bahar, dünyada güneş enerjisindeki hızlı büyüme eğiliminin Türkiye'de de görüldüğünü ifade ederek, "Türkiye'de yenilenebilir enerji kapasitesinin 2023-2028 döneminde 34,8 gigavat artacağını öngörüyoruz. Bunun yüzde 85'ini güneş ve rüzgar enerjisi santralleri oluşturuyor." diye konuştu.

Çatı tipi kurulumları dahil olmak üzere dağıtık güneş enerjisi santrallerinin öngörülen büyümenin 12,3 gigavatını oluşturduğunu dile getiren Bahar, Türkiye'de çatı tipi güneş enerjisi santrali kurulumlarına ilişkin büyüme öngörülerini yüzde 15 yukarı yönlü revize ettiklerini söyledi.

Kimya sektörü şubatta yıllık bazda ihracatını yüzde 15 artırdı Kimya sektörü şubatta yıllık bazda ihracatını yüzde 15 artırdı

POTANSİYELİ VE İHTİYACI YÜKSEK ÜLKELERDE TEMİZ ENERJİ DÖNÜŞÜMÜ YAVAŞ

Bahar, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin büyümesinde en önemli konunun finansman olduğunu ve finansmanın gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerdeki yenilenebilir enerji projeleri için sağlanması gerektiğini anlattı.

Yenilenebilir enerjide 2028'e kadar öngördükleri 3 bin 700 gigavatlık büyümenin yüzde 85'inin AB ülkeleri, Çin, Hindistan, ABD ve Brezilya'da görüleceği bilgisini veren Bahar, şöyle devam etti:

"Yenilenebilir enerji potansiyeli yüksek çok sayıda ülke var ve bu ülkelerin karbonsuzlaşma ihtiyacı da oldukça fazla. Bu ülkelerde finansman maliyetleri gelişmiş ülkelere göre çok yüksek, Çin'e göre neredeyse 8 kat fazla. ASEAN, Latin Amerika'daki bazı ülkeler, Avrasya'daki bazı ülkeler ve tabii ki Afrika. Bütün Afrika'nın güneş enerjisi kapasitesi Hollanda'nın 2023'te ulaştığı güneş enerjisi kapasitesinden daha düşük. COP28'de anlaşılamayan en büyük konu da bu. Yenilenebilir enerji kurulumları 31 ülkeden 200 ülkeye yayılabilirse 11 bin gigavat hedefi çok daha farklı bir noktaya gelir. AB'nin yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkma şansı yok ama Afrika'nın kapasitesi 10 katına bile çıkabilir. Bu nedenle, küresel yenilenebilir enerji kapasitesinin üç katına çıkarılması hedefinde hangi ülke ne yapacak çok önemli. Çin zaten bunun yaklaşık yüzde 50'sini tek başına karşılıyor."

Bahar'ın paylaştığı verilere göre yenilenebilir enerjide 2028'e kadar öngörülen 3 bin 700 gigavatlık büyümenin yüzde 56'sını Çin, yüzde 12'sini AB, yüzde 9'unu ABD, yüzde 5'ini Hindistan ve yüzde 3'ünü Brezilya olmak üzere 31 ülke karşılıyor. Büyümenin yüzde 15'lik kısmının ise kalan 175 ülkede görülmesi bekleniyor.

Yenilenebilir enerji kapasitesinin bu büyümeyle 2028'de 7 bin 300 gigavata yükselmesiyle Çin'in toplam yenilenebilir enerji kapasitesindeki payı yüzde 46'ya, AB'nin yüzde 14'e, ABD'nin yüzde 10'a, Hindistan'ın yüzde 5'e ve Brezilya'nın yüzde 3'e yükselecek.

Böylece, 2028'de dünyadaki yenilenebilir enerji kapasitesinin yüzde 77'si 31 ülkede toplanmış olacak. Yüzde 23'lük kısmını kalan 175 ülke oluşturacak.

Dünya nüfusunun yaklaşık yarısına denk gelen 3,8 milyar insan, söz konusu 31 ülkede yaşıyor.

Kaynak: AA